Bursa'da 723 yıllık şifa merkezi taşınıyor! 150 yataktan 60 yatağa mı düşecek?
Bursa'da tarihi geçmişiyle öne çıkan Şehit Yarbay İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'ne taşınması tartışma yarattı. Hastanenin mevcut 150 yataklık kapasitesinin yeni yerleşkede 60 yatağa düşürüleceğini öne süren Bursa Bizim Platformu, taşınma kararının yeniden değerlendirilmesini istedi. Platform, hastanenin mevcut binasında güçlendirme yapılmasını ya da Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nin (BAREM) alternatif olarak değerlendirilmesini önerdi.
2026.10.25 10:14 - Son Güncellenme: 2026.10.25 10:20 - Bursa Bölge - İHA
Bursa'nın Çekirge bölgesinde bulunan Şehit Yarbay İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, uzun yıllardır fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti alan hastalara hizmet veriyor. Tarihi kaplıca geleneğiyle ilişkilendirilen bölgedeki hastane, geçmişte askeri hastane olarak faaliyet gösterirken son yıllarda sivil vatandaşlara da hizmet vermeye başladı.
Özellikle felç ve inme geçiren, kaza sonrası hareket kabiliyeti kısıtlanan hastaların tedavi gördüğü merkezde nörolojik ve ortopedik rehabilitasyonun yanı sıra farklı alanlarda da hizmet sunuluyor.
Hastanenin yeni açılan Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'ne taşınması planı ise kapasitenin azalacağı yönündeki iddialar nedeniyle gündeme geldi. Bursa Bizim Platformu Başkanı Ferit Gürsoy, taşınma sonrasında mevcut hizmetlerin kapsamının daralabileceğini belirterek kararın yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.

150 yataklık hastanenin kapasitesi 60 yatağa mı düşecek?
Bursa Bizim Platformu Başkanı Ferit Gürsoy, mevcut hastanenin 150 yatak kapasitesine sahip olduğunu, yeni yerleşkede ise bu kapasitenin 60 yatağa düşürüleceğini öğrendiklerini söyledi. Gürsoy ayrıca, günlük ayaktan muayene ve tedavi hizmetlerinin de önemli ölçüde azalabileceğini öne sürdü.
Gürsoy, hastanenin yalnızca yatak kapasitesiyle değil, uzman personeli ve sunduğu özellikli tedavi hizmetleriyle de önemli bir merkez olduğunu ifade etti. Merkezde özellikle A grubu felçli hastaların yanı sıra nörolojik ve ortopedik rehabilitasyon hizmetleri verildiğini belirten Gürsoy; lenfödem, skolyoz, el rehabilitasyonu, ergoterapi, konuşma terapisi ve robotik rehabilitasyon uygulamalarına da dikkat çekti.
Platforma göre hastanenin hizmet kapasitesinin korunması, Bursa'nın yanı sıra çevre illerden gelen hastalar açısından da önem taşıyor.
Güçlendirme seçeneği gündeme getirildi
Hastanenin taşınmasına gerekçe olarak binanın depreme dayanıklılığıyla ilgili endişelerin gösterildiğini belirten Gürsoy, mevcut yapının güçlendirilmesi seçeneğinin değerlendirilmesini istedi.
Gürsoy, geçmişte tarihi yapıyla ilgili koruma kurulu onayından geçtiğini belirttiği bir güçlendirme projesi bulunduğunu ve bu seçeneğin yeniden ele alınabileceğini savundu. Ona göre, teknik incelemeler sonucunda mümkün olması halinde hastanenin mevcut yerinde güçlendirilerek hizmet vermeyi sürdürmesi değerlendirilmeli.
Platform başkanı, güçlendirme seçeneğinin uygulanabilir bulunmaması durumunda ise farklı bir binanın alternatif olarak ele alınabileceğini söyledi.

BAREM binası alternatif olarak önerildi
Bursa Bizim Platformu, hastanenin mevcut hizmet kapasitesini koruyabilmesi için Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nin (BAREM) değerlendirilmesini önerdi.
Gürsoy, şu anda atıl durumda olduğunu belirttiği BAREM binasının fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri için uygun olup olmadığının teknik açıdan incelenmesini istedi. İlgili kamu kurumları arasında yapılabilecek bir protokolle alternatif bir yerleşke oluşturulabileceğini ifade eden Gürsoy, böylece hastanenin kurumsal bütünlüğünün ve uzmanlaşmış birimlerinin korunabileceğini dile getirdi.
Platform, bu seçeneğin hayata geçirilebilmesi için Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sağlık yönetimi arasında görüşmeler yapılması çağrısında bulundu.

Randevu süreleri konusunda endişe
Hastanenin kapasitesinin azaltılmasının fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine erişimi zorlaştırabileceği yönündeki endişeler de gündeme taşındı.
Gürsoy, Bursa'da bazı hastaların fizik tedavi hizmetleri için 3-4 ay sonrasına randevu alabildiğini öne sürerek yataklı tedavi ve ayaktan hizmet kapasitesinin korunması gerektiğini savundu. Kapasitenin düşmesi halinde hastaların özel sağlık kuruluşlarına yönelmek zorunda kalabileceğini belirten Gürsoy, bunun özellikle gelir düzeyi düşük vatandaşlar açısından ekonomik güçlük yaratabileceğini ifade etti.
Fizik tedavi ve rehabilitasyonun uzun süreli takip gerektirebildiğine dikkat çeken platform, uzman sağlık personelinin ve özel tedavi birimlerinin korunmasının önemini vurguladı.

Hastanede tedavi gören vatandaştan çağrı
Hastanede fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti alarak sağlığına kavuştuğunu belirten 74 yaşındaki Şükran Alagöz de taşınma planına ilişkin endişelerini dile getirdi.
Mevcut hastaneden memnun olduğunu söyleyen Alagöz, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine duyulan ihtiyacın artacağını ifade etti. Alagöz, hastanenin yeni hastanenin daha küçük bir bölümünde hizmet vermesi halinde vatandaşların mağdur olabileceğini savundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a da çağrıda bulunan Alagöz, sağlık personelinin BAREM binasına taşınarak hizmet vermeyi sürdürmesi önerisini destekledi. Alagöz, mevcut binanın ise ilerleyen süreçte yeniden inşa edilmesi veya güçlendirilmesi seçeneğinin değerlendirilmesini istedi.

Sağlık Bakanlığına kararın yeniden değerlendirilmesi çağrısı
Bursa Bizim Platformu Başkanı Ferit Gürsoy, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'na seslenerek hastanenin müstakil statüsünün, yatak kapasitesinin ve özellikli rehabilitasyon birimlerinin korunmasını talep etti.
Platformun önerileri arasında mevcut binanın güçlendirilmesi, teknik açıdan uygun bulunması halinde BAREM'in alternatif hizmet yerleşkesi olarak kullanılması ve kamu kurumları arasında çözüm odaklı bir iş birliği kurulması yer alıyor.
Hastanenin taşınma sürecine ilişkin nihai uygulamanın nasıl şekilleneceği ve kapasiteyle ilgili iddialara yetkili kurumlardan nasıl bir açıklama yapılacağı ise tartışmanın önümüzdeki dönemdeki seyrini belirleyecek başlıklar arasında bulunuyor.