Yazarlar
İsmail Arslan
ismailarslan.43@gmail.comBursa'da 'ölümü bekleyen adam' için zamanla yarış!
2026.05.16 12:13 - Son Güncellenme: 2026.05.16 12:13Asfaltı konuşuyoruz, su indirimi konuşuyoruz, yatırımı, projeyi, trafiği, siyaseti, kavgayı konuşuyoruz. Eyvallah...
Ama bu şehrin bir de kimsenin duymadığı, görmediği başka acı gerçekleri var. Buyurun...
Bursa'nın Yıldırım ilçesine bağlı Millet Mahallesinde, toprağın betonla son kavgası gibi duran, epey de büyük bir arazi var. Sahibi bir ara bu araziyi satılığa çıkarmıştı ama... Konumuz şimdi bu değil.
13 Mayıs günü balkonumdan o araziye doğru bakarken gördüm onu. İlk anda bir karaltı sandım, sonra orada bir insan olduğunu anladım.
Bir deri bir kemik kalmış, toprağın üzerine kıvrılmış, hayattan çoktan vazgeçmiş...
Böyle bir tablo karşısında insanın aklına istemsizce tek bir şey geliyor:
"Bu adam ölümü bekliyor..."

Görüp geçmek, kafayı çevirmek mümkün değil. Öyle uzakta bir yer de değil, evimin dibi...
Sonradan öğrendim ki meğer birkaç gündür buralardaymış. Zaman zaman çöp konteynerlerinin hemen yanı başında, atıkların arasında yattığını görenler olmuş.
Hemen ilgili yerlere haber verdim. Ekipler gelene kadar aşağı inip su ve yiyecek götürüp onunla diyalog kurmaya çalıştım.
Sorularıma karşılık vermedi. Hatta "Konuşturma beni" diye de tersledi.
İlerleyen dakikalarda polis geldi, belediye ekipleri geldi, sağlık ekipleri geldi... Herkes üzerine eğildi, konuştu, neyi olduğunu, kim olduğunu öğrenmeye çalıştı. Ama mecali yok, adını bile zor söyledi. İsmi Hakan'mış.
Zaten o ana kadar ne adı vardı, ne de hayata dair bir bağı...

Herkes bir şey yapmaya çalıştı ama Hakan abi gitmek istemedi. Sanki ölümü kabullenmiş gibi. Eğer bir kişinin akli dengesi yerindeyse, kendi rızası olmadan zorla alıp götürülemiyor.
Sonunda da öyle oldu. Herkes dağıldı, o yine o tek başına kaldı.
Ama insanın aklını kurcalayan mesele şu:
Bu haldeki bir insanın "Gelmek istemiyorum" sözü gerçekten sağlıklı bir irade beyanı mıdır? Yoksa yapılması gereken 'istemiyorum' dese bile tutup çekip çıkarmak mıdır? Düsturumuz 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' değil midir?
***
Neyse ki öyle de oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde süreç tamamen değişti.
Konudan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın haberdar olmasıyla birlikte mesele sıradan bir ihbar olmaktan çıktı, adeta bir hayat kurtarma mücadelesine dönüştü. Başkan Yılmaz'ın talimatı sonrası belediyeden bir yetkili ve zabıta ekipleri gece bölgeye geldi. Bir yandan hastane ile görüşmeler yapıldı, bir yandan Ürünlü'deki barınma eviyle temas kuruldu. Bir insanı hayata bağlamak için tüm kapılar zorlanıyordu.

Nihayet Hakan abi ikna edildi, zaten direnecek gücü de yoktu. Ambulansla Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.
Bu arada belediye yetkilisi süreci yakından takip etti. Hastanede ziyaretine gitti, üzerine yeni kıyafetler temin etti. Sağ olsun her durumdan da beni bilgilendirdi.
Bir yandan da o bitap düşmüş adamın geçmişini deşti.
Deştikçe altından kahreden hikaye çıktı...
Hayatın bir yerinde bataklığa düşmüş Hakan abi. Ve çoğu insan gibi çıkamamış. Zamanla ailesi uzaklaşmış, dostları kaybolmuş, kimsesiz kalmış.
O da çareyi kendini sokaklara, ölüme atmakta bulmuş.
***
Hakan abinin hayata yeniden tutunabilmesi için küçük de olsa bir kapı aralandı. Gelen son bilgi, hastanede yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü yönünde.
Belki ilk kez birileri onun yaşaması için bu kadar uğraşıyor.
O yorgun beden, şimdi tıbbi müdahalelerle hayata tutunmaya çalışıyor.
Dilerim ki galip çıkar...
Yazarın diğer yazıları
- Bursa'da 'ölümü bekleyen adam' için zamanla yarış! 16 Mayıs 2026 Cumartesi, 12:13
- Bursa'da suya indirim için iki kritik formül masada! 10 Mayıs 2026 Pazar, 22:36
- Bursa'nın 4 yıldır 'iyileşemeyen' köyü! 22 Nisan 2026 Çarşamba, 11:41
- Raconu diziler kesti, bedelini çocuklar ödedi! 16 Nisan 2026 Perşembe, 14:33
- Bursa'da dürüstlüğün 'enayi', sahtekarlığın 'abi' sayıldığı iki olay! 30 Mart 2026 Pazartesi, 10:43
- İlber Ortaylı'nın Bursa'ya bıraktığı vasiyet! 14 Mart 2026 Cumartesi, 16:50
- Uludağ'ı bekleyen 'hararetli' günlerin şifreleri! 05 Mart 2026 Perşembe, 15:44
- Bursa'da 'iki dünya' arasına sıkışan ilçe ve sessiz devrim! 13 Şubat 2026 Cuma, 20:20
- Bursa'nın bitmek bilmeyen sancısına ilaç arayışı! 29 Ocak 2026 Perşembe, 14:56
- Bu tohumu ekmeyin! 31 Aralık 2025 Çarşamba, 15:43
Yazarlar
- Bu iş mahkemede de bitmez: CHP'nin geleceği ... Hasan Boztürk
- Bursa'nın o ilçesi turizmde şaha kalkacak! R... Hasan Yalçın
- Bıyıklıalan'dan geleceğe yatırım! Elif Didem Danacıoğlu
- Şehir mi kent mi, yerleşim mi planlama mı, e... Prof. Dr. Murat Taş
- Transferlerin açıklama beklentisi yükseldi! Çetin Sabırlı
- Bursaspor'un mali ve gelecek fotoğrafı Cevdet Altınel
- Bursa'da ücretsiz ulaşımla Leylek Şenliği Aylin Tekir
- Bursa'da 'ölümü bekleyen adam' için zamanla ... İsmail Arslan
- İznik'in hikayesi tarihle başladı, boruyla d... E. Pınar Turan Kahraman
- Mudanya'da Muhsine Arda ile bir şiir akşamı... Binay Kazan
- Hizmet tespiti davalarında Yargıtay'ın yeni ... Ferdi Sönmez
- Zeytinin gölgesindeki miras: Trilye Ramazan Başan
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB... Av. Ezgi Ay Sayma
- Altın düşüyor, konut satışları hareketleniyor Yeşim Mutlu
- Çocuklar geleceğimizin teminatıdır... Tolga Bahadır Şimşek
- Mudanya Mütareke Evi Müzesi Kamuran Vatansever
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz